EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh
<p><strong>EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES</strong> is an international peer-reviewed journal that publishes original and high-quality research papers in all areas of Social Sciences and Humanities.</p> <p><strong>EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES</strong> is a peer reviewed international journal. It covers the fields of scientific knowledge and academic scholarship that study social groups and, more generally, human society.</p> <p><strong>Journal</strong>publishes in February, April, June, August, October, December in such languages as turkish, english, russian and etc.</p> <p> </p>International Association Of Publisheren-USEUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES2651-5261Uluslararası Ticaret Teşviklerinin Kullanımında Yaşanan Sorunlara Yönelik Bir İçerik Analizi
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/557
<p>Uluslararası ticaret teşvikleri, ihracat hacimlerini artırmak, pazarları çeşitlendirmek ve ulusal rekabet gücünü desteklemek amacıyla kullanılmaktadır. Bununla birlikte, işletmelerin bu teşviklerden yeterli ve etkin düzeyde yararlanamadığı, başvuru, uygulama ve geri ödeme süreçlerinde çok boyutlu sorunlarla karşılaşıldığı görülmektedir. Bu çalışmada, dış ticaret teşviklerinin kullanımında yaşanan problemleri sistematik biçimde sınıflandırılması, bu problemlerin temel kaynaklarını ortaya koyulması ve mevcut yazındaki dağınık bulguların bütüncül bir çerçevede tartışılması amaçlanmıştır.</p> <p>Araştırmada iki aşamalı bir yöntem izlenmiştir. İlk aşamada Web of Science veri tabanında 1980–2024 arası dönemde yayımlanan araştırmalar filtrelenmiştir. Bu çalışmalar üzerinden VOSviewer yazılımı kullanılarak, anahtar kelimelerin birlikte kullanımlarına ilişkin görsel harita elde edilmiştir. İkinci aşamada ise konu ile doğrudan ilişkili seçilmiş çalışmalar, Nvivo yazılımı ile kodlanmış ve içerik analizi yoluyla dış ticaret teşviklerinin kullanımında ortaya çıkan sorunlar on temel faktör altında (P1–P10) toplanmıştır.</p> <p>Bulgular, özellikle bilgi asimetrisi ve farkındalık eksikliği ile firma düzeyindeki yetenek ve kapasite yetersizliklerinin en sık vurgulanan problem alanları olduğunu göstermiştir. Ayrıca sorunların kaynakları olarak devlet, teşvik organizasyonları ve firmalar üzerinden önerilerde bulunulmuştur.</p>Oğuz Emre BALKAR
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812627729410.5281/zenodo.18010527Osmanlı Devleti’nde Mülkiyet Hukukuna Genel Bir Bakış
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/553
<p>Her hukuk sistemi mülkiyet hakkının kapsamı ve niteliği hakkında farklı anlayışlar benimsemiştir. Bir toplumun sosyal, ekonomik, idari ve siyasi yapısını anlamak için o toplumun mülkiyete bakışını, hukuk sistemindeki mülkiyete ilişkin düzenlemelerini ve uygulamalarını incelemek son derece önemlidir. Osmanlı Devleti’nde mülkiyet anlayışı, İslam hukuku çerçevesinde şekillenmiş ve kişilere mülkiyet hakkı tanınmıştır. Bununla birlikte, özellikle başta miri arazi olmak üzere, arazi mülkiyetinde, örfi hukukun da önemli yer tuttuğu görülmektedir. Osmanlı arazi rejimi esas olarak miri arazi ve onun işletim sistemi olan tımar sistemi üzerine kurulmuştur. Osmanlı Devleti’nin benimsediği miri arazi rejimi, onu diğer devletlerin hukuk sistemlerinden özgün kılan düzenlemelere sahip olduğu gibi toplumun sosyal, ekonomik, idari ve siyasi yapılanması ile iç içe geçmiş önemli bir yapıyı da ifade eder. Tımar sistemi doktrinde genellikle Avrupa’daki feodal düzen ile kıyaslanmaktadır. Ancak, feodal yapılanmaların en önemli sebebi olan merkezi otorite yokluğunun aksine, Osmanlı Devleti’nde çok güçlü bir merkezi otorite hakim olmuştur. Ayrıca iki sistem arasında esaslı farklılıklar bulunmaktadır.</p>Selcen Nur KIŞLA
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812629531110.5281/zenodo.18010711İslâm Ceza Muhakemesinde Yemin: Delil Teorisi ve Modern Ceza Muhakemesiyle Karşılaştırma
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/550
<p>Bu çalışma, İslâm muhakeme hukukunda <em>yemin</em>in kavramsal çerçevesini, delil teorisindeki yerini ve modern ceza muhakemesiyle karşılaştırmalı konumunu incelemektedir. Yemin ilâhî isimle teyit edilen, beyanı güçlendiren ve belirli şartlarda ispat fonksiyonu üstlenen bir delildir. Hanefîler, yemini esasen müdafaa aracı ve negatif karine olarak görürken yalnızca davalıya yöneltmeyi savunur; Şâfiîler ise yeminin hem ispat hem savunma fonksiyonlarını kabul ederek davacıya da teklif edilebileceğini belirtir. Yemin, had ve kısas gibi (kasâme hariç) Allah hakkının galip olduğu suçlarda ispat vasıtası değildir; buna karşılık mal davaları ve mala dönüştürülen uyuşmazlıklarda (diyet, erş, tazmin gibi) tamamlayıcı delil olarak işler. Usulî geçerlilik, uygun dava, davalının inkârı, davacının beyyine getirememesi ve hâkim huzurunda bizzat yeminin edası gibi şartlara bağlıdır. Yeminden kaçınma (nükûl) çoğu kez zımnî ikrar değerinde olup aleyhe sonuç doğurur. Hanefî ekolü içinde nükûlün ceza sonuçları bakımından Ebû Hanîfe ile Ebû Yûsuf/Muhammed arasında ayrışma vardır. Modern ceza muhakemesinde ise kovuşturma devlet tekelindedir. Yemin yalnız tanık ve bilirkişiye yöneltilen vicdanî bir taahhüttür, delil sayılmaz. Bilimsel-teknolojik delil standartları ve objektiflik ilkesi nedeniyle yeminin ispat değeri ortadan kalkmış, TCK’da diyet/erş gibi malî cezaların karşılığı da bulunmamaktadır.</p>Muhammed Emin AK
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812631232710.5281/zenodo.18010865Urartu–Asur Sınırında Din ve İktidar: Muşaşir Üzerine Yeni Bir Bakış
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/546
<p>This study examines the depiction of the plundering of the Mušasir (Urartian Ardini) temple in the Khorsabad reliefs within the framework of Sargon II’s (721–705 BCE) Eighth Campaign, conducted in 714 BCE. The Mušasir relief is not merely a visual record of a military expedition but a powerful instrument of Neo-Assyrian royal ideology, embodying the triad of divine sanction, construction, and conquest. Drawing upon the RINAP editions and royal annals, the research reconstructs the campaign route, explores Mušasir’s central role within the Haldi cult, and evaluates its influence on the Assyro-Urartian balance of power. The nineteenth-century drawings by Eugène Flandin, which preserved the now-lost reliefs, provide the earliest visual documentation of Urartian sacred architecture and simultaneously illustrate Assyria’s ideological supremacy through the integration of text and image. The study also compares differing hypotheses concerning the geographical location and strategic significance of Mušasir, reassessing its dual religious and political character. The findings reveal that the sack of the Haldi temple was a deliberate act of symbolic domination designed to reinforce Assyrian hegemony and legitimize imperial authority. This event demonstrates how religion functioned as a means of political legitimization in the Neo-Assyrian worldview and how sacred spaces were consciously incorporated into imperial discourse. Consequently, the Mušasir relief offers a comprehensive model for understanding the interplay between religion, power, and space along the Assyria–Urartu frontier. It stands as a unique archaeological and ideological document uniting textual, visual, and spatial dimensions of imperial representation. Ultimately, this study provides a critical reference for exploring the role of sacred symbolism in the formation of imperial ideologies throughout the ancient Near East.</p>Ömer TANYÜREKİsmail COŞKUN
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812632833810.5281/zenodo.18011150Çatışma Yönetimi Stratejilerinde Duygusal Zekâ Boyutlarının Rolü
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/530
<p>Çatışmaların ortaya çıkışı bireysel algılar ve duygularla yakından ilişkilidir. Çatışma alanlarını doğru bir şekilde tespit edip etkili bir şekilde yönetebilmek, insanların duygularını ve bu duygulara yol açan nedenleri doğru bir şekilde anlamayı ve kavramayı gerektirir. Kastamonu Organize Sanayi Bölgesi'nde (Türkiye) faaliyet gösteren şirketlerin çalışanlarını kapsayan bu çalışma, duygusal zekânın çatışma yönetimi stratejileri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Duygusal zekâ ve çatışma yönetimi ölçekleri kullanılarak 402 çalışanla bir anket gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada kavramlararası ilişkilerin tespitinde korelasyon ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları, duygusal zekânın genel olarak çatışma yönetimi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Duyguları düzenleme ve duyguları kullanma boyutları, çatışma yönetimi stratejilerinden rekabetçi ve kaçınma odaklı stratejileri olumlu yönde etkilerken, başkalarının duygularını değerlendirme boyutunun uzlaşma stratejilerini desteklediği, kaçınma stratejilerini ise olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Çatışma yönetiminde iş birliğini artıran tek boyutun "duyguları kullanma" olduğu görülmüştür. Ayrıca, kişinin kendi duygularına odaklanmasının uzlaşma yönlü davranışları engellediği ortaya çıkmıştır. Çatışma yönetiminde etkili stratejilerin kullanımında duygusal zekânın geliştirilmesinin gerektiği değerlendirilmektedir. Örgütler ve yöneticiler tarafından çalışanların duygusal zekâ becerilerinin geliştirilmesine yatırım yapılmasının, çatışmaların optimum düzeyde sürdürülmesine ve yönetilmesine önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p>Kasım YILMAZYusuf YILMAZ
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812633936310.5281/zenodo.18011291Youth Unemployment in Türkiye: Digital Transformation and the Education-Employment Mismatch
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/526
<p style="font-weight: 400;">The Youth unemployment in Türkiye emerges as a critical socio-economic challenge shaped by structural inefficiencies in the labor market and the mismatch between educational outcomes and employment demands. Although the country’s large young population offers a potential demographic dividend, macroeconomic instability, sectoral imbalances, and limited job creation in high-skill domains keep youth unemployment rates persistently high. This study examines the economic dynamics of youth unemployment in Türkiye by focusing on two interrelated themes: the accelerating digital transformation of the labor market and the growing mismatch between education and labor market needs. While digitalization presents new opportunities—particularly in areas such as software development, data analytics, and digital entrepreneurship—many young individuals lack the necessary skills due to outdated curricula and limited access to vocational or technological training programs. The research further explores how regional inequalities, gender-based disparities, and informal employment affect young people’s job prospects. The findings underscore the need for a structural transformation of the Turkish education system to equip students with digital competencies and social skills aligned with market requirements. The study concludes with a set of policy recommendations, including early digital skills education, public-private partnerships for workforce development, and support for young entrepreneurs. These strategies aim to transform digital transformation into an inclusive opportunity and enhance the employability of Türkiye’s youth in the global economy.</p>Entes KOZALLIKEmre KOZALLIK
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812636437410.5281/zenodo.18011552Ant Dergisi’nde Dört Şair ile Yapılan Bir Nehir Röportaj
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/552
<p> </p> <p>Osman Saffet Arolat 1969 yılında Ant dergisi genel yayın yönetmenidir. Bu dönemlerin genç şair, edebiyatçı ve devrimcileri olan İsmet Özel, Ataol Behramoğlu, Özkan Mert, Süreyya Berfe ile tanışmaktadırlar. Bu gençler hem üniversitede okumakta hem şiir ve edebiyatla da ilgilenmektedirler. Ayrıca o dönemin de şartlarından dolayı hızlı devrimcilerdir. Amerika karşıtı SSCB taraftarıdırlar. Arolat, İstanbul’da bir program sonunda bu dört şair ile bir röportaj yapmıştır. Röportajın asıl sebebi bu dört arkadaşın Halkın Dostları adlı bir dergi hazırlığında olmalarıdır. Arolat, gençlere fikirlerini ve nasıl bir dergi çıkarmak istediklerini sormuştur. Gençler, Halkın Dostları’nı öncelikli olarak bir edebiyat dergisi halinde çıkarmak istemişlerdir. Bu sanatın, devrime destek olması da kaçınılmazdır. Gençler gerici sanat ve edebiyata karşıdırlar. Necip Fazıl gibi sağcıları açık seçik gerici edebiyat olarak görmüşlerdir. Bununla beraber Edip Cansever, Turgut Uyar gibi İkinci Yenicileri gizli gericiler olarak tanımlamışlardır. Halkın Dostları dergisi bütün bu gerici edebiyata, özellikle de İkinci Yenicilere karşı olarak doğacaktır. Bu röportajda gençler devrimci sanat ve edebiyat görüşlerini açıklamışlardır. Röportaj derginin 153, 154, 155. Sayılarında üç hafta olarak yayımlanmıştır.</p>Levent BİLGİ
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812637538210.5281/zenodo.18071237Writing War, Writing Self: Autobiographical Dimensions of Orwell’s Homage to Catalonia
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/545
<p>Orwell's works, as a whole, deal with the current and future dangers posed by totalitarianism, imperialism, and fascism. The author continues the problem of war that he raised in his other works, emphasizing that wars have only a negative impact on humanity, in the novel "Homage to Catalonia", first published in Great Britain in 1938. The work can be seen as George Orwell's personal account of his experiences and analysis of the Spanish Civil War. The war in which the author took part was a defining moment for the writer's political views. The article discusses the author’s everlasting impact on the theme of wars and post-war traumas on society in the context of antihuman.</p>Khanim JAFARLI
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812638339310.5281/zenodo.18071344Çağdaş Türk Şiirinde Bir Tasnif Denemesi: Kültür Şiiri
https://www.euroasiajournal.com/index.php/eurssh/article/view/562
<p>Kültür, gelenek, dil ve şiir birbirleriyle münasebetli ve etkileşimli kavramlardır. Kültür ve geleneksel birikim, şiiri besleyen zengin kaynaklardır. Malzemesi dil olan şairin zengin kültürel birikimden yararlanması da şiirini zenginleştirecektir. Türk şiirinde Tanzimat'tan sonra Batılılaşma hareketiyle birlikte şairlerin klasik edebiyat gibi zengin geleneksel birikimden uzaklaştığı görülür. Ancak Cumhuriyet Dönemi’yle birlikte kimi şairler yeniden öze dönmüş ve zengin kültürel birikimimizden yararlanmışlardır. Sonuçta ortaya "kültür şiiri" dediğimiz bir şiir türü çıkmıştır. Bu türde yazan "kültür şairi" halk kültürü, klasik edebiyat, tarih, din, tasavvuf, felsefe, mitoloji, musiki gibi kültürel unsurlardan yararlanır. Kültür şiiri sadece bu unsurları şiirde malzeme olarak kullanmakla oluşmaz, malzemeyi dönüştürüp yeni bir ürün ortaya koymakla oluşur. Bir başka deyişle sanatçı; geleneği, kültürü çağın ışığında ve kendi perspektifinde yeniden ele alıp, onu dönüştürerek ortaya özgün eserler çıkarmalıdır. Kültür şairinin bu noktada yerel ve evrensel kültürel çeşitliliğin farkında olması ve geleneğe hâkim olması gerekir. Aynı şekilde okuyucunun da kültür şiirini anlamlandırırken asgari seviyede konuyla ilgili donanıma sahip olması önem arz etmektedir. Bu incelememizde Mehmet Kaplan'ın "kültür şiiri" tanımından yola çıkılarak çağdaş Türk şiirinde bir tasnif denemesi yapılmış ve "kültür şiiri" kavramı irdelenmiştir. Bu bağlamda çeşitli edebiyat araştırmacıları tarafından "kültür şiiri" yazdıkları ifade edilen Yahya Kemal Beyatlı, Asaf Hâlet Çelebi ve Hilmi Yavuz'un şiirleri kültür şiiri çerçevesinde incelenmiştir. </p>Hüseyin YAŞARYusuf BULUT
Telif Hakkı (c) 2025 EUROASIA JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-12-282025-12-2812639440910.5281/zenodo.18144822